Yunanca Sevmek Ne Demek? Konya’da büyüdüm, biraz da geleneksel, biraz da modern bir şehirde. İnsanlar burada çok farklı dünyalardan gelir, ama çoğu dilini ve kültürünü sever. Bir dilin sevilesi olmasının ne demek olduğunu anlamak için de bazen derinlere inmek gerekiyor. Son zamanlarda düşündüm de, Yunanca sevmek ne demek diye. Hani bir dile aşık olmak, onu bir şekilde içselleştirmek, dilin kendisinde bir anlam aramak… Bu duyguyu anlamak için sadece bir dilbilimci ya da felsefeci olmak yetmiyor, biraz da insan olmak lazım. İçimdeki mühendis, dilin mantığını, yapısını ve analizini çok sever. Ama içimdeki insan tarafım ise dilin arkasındaki insan hikâyelerini ve duyguları…
Yorum BırakHızlı Bilgi Molası Yazılar
Yahudilikte Kriyah Yapmak Nedir? Yahudilik, binlerce yıllık tarihi, derin inançları ve ritüelleriyle oldukça zengin bir din. İçerisinde hem dinî hem kültürel pek çok özel uygulama barındırıyor. Bunlardan birisi de kriyah yapma. Peki, bu kriyah nedir ve ne anlama gelir? Kriya kelimesi, aslında birkaç farklı şekilde kullanılabilen bir terim, ancak Yahudi kültüründeki kullanımı oldukça özgün. Kriya, genellikle bir metnin okunması, özellikle kutsal yazıların ya da dua metinlerinin okunması anlamında kullanılsa da, bu süreçte çok daha derin bir anlam taşıyor. Benim gibi, sürekli “neden” sorusunu soran biri için, böyle bir kavramı anlamak çok da zor değil. Ancak, bir kez bu terimin ne…
Yorum BırakKerahet Vaktinde Neden Uyunmaz? Tarihsel Bir Perspektif Geçmişi anlamak, yalnızca olayların kronolojisini öğrenmek değil, bugünü yorumlamak için bir mercek kazanmak demektir. Kerahet vakti, yani namazların farz veya vaciplerinden önceki ve sonraki belirli zaman dilimleri, İslam fıkhında uyulmaması gereken zamanlar olarak tanımlanır. Bu kavram, tarih boyunca farklı coğrafyalarda ve toplumsal bağlamlarda değişik şekillerde yorumlanmış; toplumsal pratiklerle, ritüel davranışlarla ve günlük yaşamın ritmiyle iç içe geçmiştir. Kerahetin Tarihsel Kökenleri Kerahet kavramı, erken İslam dönemine kadar uzanır. Hanefi, Maliki, Şafii ve Hanbeli mezheplerinin fıkıh kitaplarında bu vakitler detaylı şekilde yer alır. Örneğin, Ebu Hanife’nin öğrencilerinden İmam Muhammed b. Hasan el-Şeybani’nin “el-Mebsut” adlı eserinde,…
Yorum BırakTip 2 Şeker Hastası Yüzde Kaç Rapor Alır? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Bakış İstanbul’un kalabalık sokaklarında, toplu taşımalarda, işyerlerinde ve evlerde bir şeyleri gözlemleyerek geçirdiğimiz her gün, aslında dünyaya ne kadar yakından baktığımıza dair büyük ipuçları sunuyor. Bu şehri, ve daha geniş bir perspektiften toplumumuzu, yaşadığımız hastalıkların ve engellerin nasıl şekillendirdiği, kimin hangi koşullarda eşitlik ve adaletle muamele gördüğü gibi temel soruları sormak, belki de hepimizin yapması gereken en önemli şeylerden biri. Bugün, “Tip 2 şeker hastası yüzde kaç rapor alır?” sorusuna toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet açılarından bakmaya çalışacağım. Ancak bu soruya cevap verirken,…
Yorum BırakTeşekküre Şayan Ne Demek? Yine bir sohbet anı… Arkadaşım bana bir iyilik yapıyor, ben de hemen “Teşekküre şayan bir hareket oldu!” diyorum. Bir an sessizlik… Sonra herkes bana bakıyor. “Eee, sen de ne dedin?” derken, ben de kendimi biraz tuhaf hissediyorum. Çünkü “Teşekküre şayan” gibi klasik bir ifadeyi kullanmak aslında sanıldığı kadar basit değilmiş. Eğer sen de “Teşekküre şayan ne demek?” diye merak ediyorsan, doğru yerdesin! Bu yazıda, teşekküre şayan ifadesinin ne anlama geldiğinden, nasıl doğru şekilde kullanılacağına kadar her şeyden bahsedeceğiz. Hem de benim gibi “bazen çok düşündüğüm için cümlelerin içine kaybolan” biri olarak! Hazırsanız başlayalım! Teşekküre Şayan Ne…
Yorum Bırakİnsani Merakın Felsefi Başlangıcı: Alev Alatlı ve Öznellik Hayatın ortasında durup, “Ben kimim?” ya da “Gerçekten ne biliyorum?” sorularını sormak çoğu zaman kendi varlığımızı anlamaya çalışmakla başlar. Bu sorular, epistemoloji, ontoloji ve etik gibi felsefe dallarının gündelik yaşamla nasıl iç içe geçtiğini gösterir. Düşünelim: Alev Alatlı kaç çocuğa sahip? Görünüşte basit bir bilgi sorusu gibi duruyor. Ancak bunu felsefi bir mercekten incelediğimizde, bilgi kuramı, değerler ve varlık anlayışımızla ilgili derin sorular ortaya çıkar. İnsan olarak bilgiye erişimimiz, etik değerlerimiz ve varlık anlayışımız arasındaki ilişkiyi anlamak, sadece bir sayı öğrenmekten çok daha fazlasıdır. Etik Perspektif: Bilginin ve Ailenin Değeri Etik, doğru…
Yorum BırakTDK’ya Göre “Tıraş” Nasıl Yazılır? Dil, Mantık ve Anlamın Çelişkisi Türkçe, bizlere günlük yaşamda birçok ince ve derin nüans sunar. Dilin evrimi, kelimelerin zaman içinde nasıl şekil değiştirdiği ya da anlam kazandığı, aslında sadece kelimelerle ilgili bir mesele değildir. İçinde yaşadığımız kültür, psikolojik altyapımız, toplumsal alışkanlıklar… Hepsi dilin nasıl kullanıldığını şekillendirir. Bugün “tıraş” kelimesini ele alacağız. Hadi bakalım, TDK’ya göre “tıraş” nasıl yazılır, bu kelimenin doğru yazılışı üzerine neler düşünüyoruz? İçimdeki mühendis ve içimdeki insan tarafım bu konuda sürekli bir tartışma içinde; belki onlardan biraz yardım alırım. TDK’ya Göre “Tıraş” Yazılışı: Dilin Kurallarına Sadık Kalmalı mıyız? TDK, dilimizin doğru ve…
Yorum BırakSon İstifade Tarihi Üzerine Düşünceler: Zamanın, Etik ve Bilginin Sınırları Hayatın akışında bir marketin raflarında gördüğümüz, son kullanma tarihleriyle işaretlenmiş ürünler kadar belirgin olmayan ama etkisi derin olan bir kavramdır “son istifade tarihi”. Peki, bir şeyi kullanma zamanı neden bu kadar önemlidir? Ve sadece fiziksel ürünler için mi geçerlidir, yoksa yaşam, bilgi ve etik için de geçerli midir? Bu sorular, felsefenin temel dalları olan etik, epistemoloji ve ontoloji çerçevesinde incelendiğinde, basit bir tarih işaretinden çok daha fazlasını ifade eder. İnsan Deneyiminde Son İstifade Tarihi Düşünelim: Yaşamınız boyunca öğrenilen bilgiler, edinilen deneyimler ve kurulan ilişkiler birer ürün gibi midir? Yoksa sürekli…
Yorum BırakStres Memeyi Etkiler Mi? Bir Genç Kadının Hikayesi Kayseri’nin soğuk sabahlarından birinde, kahvemi yudumlarken, hayatımda ne kadar stresli bir dönemden geçtiğimi düşünüyordum. O an, en küçük bir hareketim bile beni tedirgin ediyordu. Birkaç aydır fark ettiğim bir şey vardı: Memelerimde yoğun bir hassasiyet vardı. İster inanın ister inanmayın, bu tür şeyler insanı fazlasıyla endişelendiriyor. Ama bazen, içinde bulunduğumuz stresli süreçler, bedenimizi ne kadar etkileyebileceğini gösteriyor. Geçtiğimiz yazın başından itibaren, işlerimi dengelemeye çalışırken bir anda mide bulantılarımın ve uykusuzluklarımın arttığını fark ettim. Üniversite son sınıfıma yaklaşıyor, mezuniyet ve iş bulma kaygıları her geçen gün üzerimde baskı yaratıyordu. Stres, önce benim ruhumu,…
Yorum BırakBiriktiricilik Bozukluğu ve Öğrenme Perspektifinden Anlamı Öğrenme, hayatın her alanında dönüştürücü bir güçtür. İnsan zihni, bilgiyle karşılaştığında sadece depolamakla kalmaz; onu sorgular, ilişkilendirir ve anlamlandırır. Ancak bazen zihinsel süreçler, birikim ve düzenleme ile ilgili farklı davranış biçimleri geliştirebilir. Biriktiricilik bozukluğu, bu bağlamda, kişinin nesneleri, bilgileri veya deneyimleri gerektiğinden fazla ve organize edemeden biriktirmesi olarak tanımlanır. Pedagojik açıdan bakıldığında, bu durum yalnızca psikolojik bir mesele değil, öğrenme süreçleri ve çevresel etkileşimler açısından da incelenmesi gereken bir fenomendir. Biriktiricilik Bozukluğu: Temel Tanım ve Eğitimle İlişkisi Biriktiricilik bozukluğu, genellikle kişinin günlük yaşamını etkileyen, eşyaları atmakta güçlük çekmesi ve sürekli biriktirme eğilimi olarak ortaya…
Yorum Bırak